Kategoriler
Gündem

Türkiye’de Feminizm

      İlk olarak size ‘’feminist’’ hakkında çoğu kişinin doğru bildiği fakat bazı kesimler tarafından yanlış algılandığı ya da feminist olduklarını iddia eden şahısların aslında feminist olmadıklarını söylemek istiyorum. Aslında feministlik kadın haklarını savunan ve kadın ve erkeğin siyasal ,sosyal ve yasal olarak toplumda eşit haklara sahip olduğunu savunmaktır .Feministlik sadece kadınlara özgü bir kavram da değildir. Yani bir erkek dahi eğer kadın ve erkeklerim toplumda eşit olduğunu üstünlük olmadığını savunuyorsa o da bir feministtir .Günümüzde feministlik yanlış anlaşılıyor ve toplumumuzdaki erkek düşmanları olan (feminaziler) kendilerini feminist olarak tanıtınca insanlar feministliği kötü bir şey olarak algılayabiliyorlar. Halbuki bu konuyu detaylıca ve nesnel olarak incelersek eğer herkes uzlaşacaktır .Çünkü feminazi olarak adlandırdığımız şey kadınlar erkeklerden daha üstündür demektir ve feministlik bu duruma aykırı bir kavramdır.

    Ülkemizde ilk feministlik derneği Halide Edip Adıvar’ın öncülük ettiği , 28 Nisan 1913’te kurulan ‘’Teali-i Nisvan Cemiyeti’’ diğer bir deyişle ‘’Kadınların Durumunu Yükseltme Derneği’’ bilinen ilk derneklerimizdendir. Bilinen bu ilk örgütümüz o zamanlarda kadın haklarını savunmuşlar ve çok eşliliğe karşı çıkmışlardır. Daha sonra buna benzer bir çok dernek kurulmuştur ve hepsinin vizyonu aynıdır aslında ‘’kadın haklarını savunmak ,taciz tecavüz olaylarının olmadığı .şiddetin olmadığı ve toplumsal olarak her konuda kadınların da erkeklerle eşit olarak bütün haklara sahip olduğu bir toplum oluşturmaktır.’’ Ülkemizde bu feminist derneklerinin en çok patladığı dönem aslında 12 Eylül Darbesinden sonraki dönemdir. Özellikle 1984 yılında ‘’ Kadın Çevresi ’’adında bir yayınevi kuruldu bu yayınevi bir çok dergi çıkardı ve bu dergiler hiçbir dergilere içerik ve biçim bakımından benzemiyordu. Kadın Çevresi yayınevi aynı zamanda Lee Comer’in ‘‘Evlilik Mahkumları ‘’ başta olmak üzere birçok dergi ve kitap yayımladı. Ülkemizde Osmanlı döneminden bu yana birçok kadın hakları savunma adına çalışmalar yapılmış olsa da ülkemizde hala şiddet taciz ve tecavüz olayları ne yazık ki mevcuttur. Maalesef ülkemizin doğu kesimlerinde hala kızlar istemedikleri birisiyle aile zoruyla evlendirilmekte, ve bu durumun tam olarak önüne geçememekteyiz.

Misyonumuzu kısmi olarak gerçekleştirmiş olsak da geçmişe bakarak tabi vizyonumuzu hala gerçekleştiremedik ne yazık ki!!

Eğer sizin de bu yazılanlara eklemek istedikleriniz varsa aşağıda yorumlarda belirtebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir